Skip to main content

Projelerimiz

Proje
Toprağımda Gül Bitmezse…

Kasım Demiralp’in 19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan arşivinden ve biriktirdiği notlar, sesler ve imgelerden hareketle; hafıza, tanıklık ve karşı-tarih yazımı üzerine düşünen çok katmanlı bir çalışma. Kişisel kayıtlardan yola çıkarak tarihsel, siyasal ve sanatsal üretimler geliştirmeyi amaçlar.

Bir grup arkadaş olarak, 2021 yılı yaz ayında Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kargapazarı köyünde Demiralp Ailesini ziyarete gittiğimizde burada geçmişin izlerini günümüze taşıyan bir odaya denk geldik. “Arşiv Odası” olarak adlandırılan ve korunan bu özel oda; dev hukuk dosyalarından ve kitaplarından, eskimeye direnen çerçeveli fotoğraflardan, el yazmalarından, günlüklerden, hayvan derisine alınmış notlardan, aile şeceresinden ve ses kayıtlarından oluşuyordu. Bavulun içinde ise bir ayakkabı, günlükler ve kişisel eşyalar. Tüm bunlar hayatını yıllar önce kaybetmiş olan Kasım Demiralp’e (1924–1998) aitti. 1998’de hayatını kaybeden Demiralp, kayıt altına aldığı sözel, işitsel ve görsel malzemeleri geleceğe taşımak istemişti. Halen konuşmaya devam etmek ister gibi.

İçindeki kimi nesneleri de hesaba kattığımızda, yaklaşık 180 yıla uzanan böyle bir arşivle karşılaşmak; bizim için tarihsel, siyasal ve sanatsal açıdan pek alışıldık bir durum değildi ve neredeyse tarihi aşağıdan kurmaya çalışanlar için bir örnek niteliğindeydi. Ailenin bu odaya yüklediği özel anlam onu dar bir alanda muhafaza etmeye itmiş, arşiv odası fonksiyonunu elinden almış gibiydi. Bu odanın tarihsel ve toplumsal önemini hafıza çalışmaları yürütmekte olan torunu Dara Demiralp fark etmiş olacaktı ki, ailenin açığını kapatma çabasına girişti. Bu sayede yerelliği aşan malzemeleri kamuyla buluşturmanın ve, böylesine bir hazinenin peşini bırakmamanın zaruri olduğuna hemfikir olduk. Bu sayede Kasım Demiralp’in notlarını, ses kayıtlarını, bıraktığı kaset, rapor, belge ve fotoğrafları derinlemesine bir incelemeye tabi tutacak çalışmalar yapmamız gerektiğini düşündük. Bu çalışmalar; içinden parçalar bulacağınız bu websitesinde ve aşağıda detaylandırılacağı gibi kitap, belgesel ve sergi gibi üretimlerden oluşacaktır.

Arşivden Üretimler
Kitap: Tarihi Aşağıdan Kurmak

Kasım Demiralp’in geride bıraktığı malzemelerin içinde Kürt tarihine ve Türkiye’ye dair birçok belge yer almakta. Bu belgeler el yazmalarından, günlüklerden, daktilo yazılarından, ses kayıtlarından ve anılardan oluşmaktadır. El yazmalarında kişisel biyografisi, yerel tarihte yaşanmış olaylar ve yazılar varken, daktiloyla yazdığı belgelerde 1925’teki Kürdistan İstiklal Komitesi (Azadî) ve Şeyh Sait Hareketi’ni merkeze alan, öncesi ve sonrasındaki toplumsal-siyasal gelişmeler yer almaktadır. Buna ek olarak, Cibranlı Halid Bey ile ilgili bilgiler, Seyit Rıza’ya ait tarih kitaplarında yer almamış bilgiler ve 80’li ile 90’lı yıllardaki gelişmeler daktiloyla yazılmıştır. 90’lı yılları işlediği bölümlerde JİTEM’le olan karşılaşma anları detaylıca aktarılmıştır. Coğrafyada yaşanan tüm tarihsel gelişmeleri Kasım Demiralp, bir nevi “akil insan” rolünü üstlenir gibi, bu 70 yıllık bağlamı büyük oranda yorum katmadan aktarmaya çalışmıştır. Ses kayıtlarının, günlüklerinin, daktilo notlarının Almanya’da olması bir parçalılık ve bölünmüşlük durumu yaratmış olsa da bu kayıtlarda 1925’teki Kürdistan İstiklal Komitesi ile Şeyh Said Hareketi’ni ve yine 90’lara kadarki süreci anlatan, hiçbir yerde dile getirilmemiş, tarihsel değeri yüksek anlatılar vardır. Bir tarihçi olmamasına rağmen Kasım Demiralp’in bu tutumu ve çabası sorgulanmaya değerdir. Seyit Rıza ve Kürt tarihine mal olmuş önemli isimlerin orijinal fotoğrafları, sergide olduğu gibi bu kitap çalışmasında da yol gösterici olacaktır.

Belgesel: “Ölü Bir Evden Hatıralar”

Kişisel hikâyelerin ilham verici taraflarının gittikçe güç kazanmaya başladığı bir dönem yaşıyoruz. Geride bıraktığı malzemeler Kasım Demiralp’in hayatına büyük önem taşıyorken, bu odanın Dostoyevski’nin tabiriyle “ölü bir evden hatıralar” taşıması görmezden gelinemez. Hatıraları kayda almak, Demiralp’in ölümle arızalı bir ilişki kurmasına neden olmuştur. Dolayısıyla buradaki temel amaç, propagandadan ziyade herhangi bir kimliksel vurgu yapmaksızın, bir dünya insanı olarak Demiralp’in bu çabasını sorgulamak, geride bıraktığı malzemelere kişisel bağlamda sanatsal ve felsefi anlamlar yüklemektir. Belgesel, büyük oranda Demiralp’e ayrılan odayı kapsayacak olup, onun geride bıraktığı belgelere yoğunlaşacaktır. Bu sayede belgesel, belgelerin işaret ettiği geçmiş, köken, miras, mezar, oda ve mekân gibi tarihsel ve mitolojik referanslar etrafında çok katmanlı bir anlatı kuracaktır.

Sergi: Nesnelerin Dili

Sergi kavramının giderek dijitalleştirilmesi ve buna ek olarak fizikselliğini yitirmesinin ardından, kimi analog çabaların da görünür olmaya başladığını görüyoruz. Bu sergiyi kurgulamamızdaki amaç hem “minör” bir hikâyeye odaklanmak, hem bu hikâye üzerinden dönemin politik ve toplumsal okumalarını yapmak hem de fizikselliğin etkilerini biraz daha tartışmaya açmaktır.

Burada sergilemeyi düşündüğümüz materyaller, Seyit Rıza’nın ve birçok Kürt liderinin orijinal fotoğraflarının yer aldığı fotoğraf albümünden kareler olacaktır. Buna ek olarak Demiralp’in 1925 hadisesini kayıt altına almak için kullandığı walkman ve kasetler, notlarını aldığı daktilo, hayvan derilerine alınan el yazısı notlar ve günlükler yer alacaktır.

1839 yılında yazılmış el yazması Kur’an ile benzeri dinî kitaplar, Melayê Cizîrî’nin Divanı, satranç, dürbün ve ahizeli telefonun yanı sıra kişisel eşyalarının bulunduğu ve yıllardır neredeyse hiç dokunulmamış bavullar da sergide yer alacaktır. Uygun görülmesi hâlinde daha birçok eşya da sergilenebilecek durumdadır.

Burada yer alacak materyaller, kişisel birer meta olmaktan ziyade iletişim ve dönemin teknolojik araçlarının, yine o dönem siyasal-toplumsal koşullarına ne yönde etki ettiğini sorgulatmayı amaçlamaktadır.

Neler Yapmak İstiyoruz?

Yol haritamız: Toprağımda Gül Bitmezse… projesi kapsamında en öncelikli hedefimiz, Kasım Demiralp’in arşivinin sınırlarını tespit ederek envanter listesini oluşturmaktır. Bunun için ailenin çeşitli köy, şehir ve ülkelere dağılmış olan arşivini büyük bir imtina ile bir merkezde bir araya getirmeye çalışıyoruz.

Bu aşamanın devamında arşivi ve tüm materyalleri dijital ortama taşıyarak arşivin güvenliğini sağlayacağız. Arşivsel materyaller doğrultusunda üç başlıkta yürüteceğimiz yuvarlak masa çalışmaları hem ufkumuzun genişlemesine hem de arşivin derinliklerine inmemize vesile olacak. Bu kapsamda:

  • Kayıt Kültürü ve Karşı-Tarih Yazımı: Demiralp’in 53 yıllık günlükleri etrafında anı yazımı ve karşı tarihsel kayıt kültürünü merkeze alacağız.
  • Sözel Hafızalaştırma Modelleri: Demiralp’in dengbêj kayıtları ve kendi ses kayıtları etrafında sesli-sözel hafızalaştırma modellerini tartışacağız.
  • Kaydetmenin Görsel Politikası: Demiralp’in fotoğraf albümü etrafında görselleştirme kültürü ve kaydetmenin görsel politikasını konuşacağız.
  • Literatür İnşası ve Yayın: Proje doğrultusunda Kasım Demiralp’in hem biyografisini hem de gözlemlerini ve tanıklıklarını 3 kitap şeklinde okurla paylaşacağız.
  • Sosyal Temas ve Mobil Sergiler: Projenin arşivsel materyalleri ile Bingöl/Karlıova/Kargapazarı Köyü, Diyarbakır, İstanbul, Paris ve İngiltere’de mobil sergi düzenleyeceğiz.
  • Kalıcı Bellek ve Dijital Müze: Sergilerin tamamlanmasının ardından bir dijital müze açılarak tüm materyaller bu müzeye yüklenecektir.
  • Süreç Kaydı ve Belgesel Çıktılar: Tüm çalışmalar kapsamında hem arşivsel materyaller hem de bu materyallerin işleniş sürecine ilişkin bir belgesel çalışması da projenin çıktıları arasında yer alacaktır. 
Bilgiyle Kurulan Yeni Bir İlişki: Model Çalışma Hedefi

Proje kapsamında, Kasım Demiralp’in ses, yazı ve görsel politikalarını merkeze alan atölyeler gerçekleştirilecek; bu atölyelerde arşivler üzerine kuramsal yaklaşımlar ele alınacaktır. Model bir çalışma olması hedefiyle, bilgiyle kurulan ilişkinin fark edilmesine katkı sunulacaktır.